Astroloji Nedir?

learn astrology astrotwins 1 895x430 - Astroloji Nedir?

Doğrular ve yanlışların iç içe girip, aynı kavramda buluştuğu günümüz dünyasında; dilerseniz yolculuğumuza astroloji kelimesinin içeriğini arıtarak başlayalım. Astroloji, popüler kültürün bize gösterdiği gibi sadece burç değildir. Bir fal tekniği ya da durugörü değildir. Bugün modern yaklaşımlarda bile tanımlanandan çok daha geniş ve çok daha kapsamlıdır.

Merhaba değerli Ankademy okurları; bundan böyle her ay astroloji sayfalarında birlikte yol alacağız. Umarım her birimiz için eğlenceli, verimli ve öğretici olur.

Doğrular ve yanlışların iç içe girip, aynı kavramda buluştuğu günümüz dünyasında; dilerseniz yolculuğumuza astroloji kelimesinin içeriğini arıtarak başlayalım. Astroloji, popüler kültürün bize gösterdiği gibi sadece burç değildir. Bir fal tekniği ya da durugörü değildir. Bugün modern yaklaşımlarda bile tanımlanandan çok daha geniş ve çok daha kapsamlıdır.

Astroloji sözcüğünün kökeni Yunanca iki sözcüktür. “Astron”  (yıldız) ve “Logos” (bilmek, bilim, etüt, inceleme ve kutsal sözcük yani kelam) Birleştirdiğimizde yıldızların kelamı ya da yıldız bilimi anlamı ortaya çıkar.

Eski çağlardan bugüne insanlar gökyüzündeki düzen ile yeryüzündeki yaşam düzeni arasında bir bağlantı olduğunu saptamışlardır. Astroloji, yıldızların diğer varlıklar üzerindeki etkileri ve onlarla ilişkileri üzerinde çalışan eski bir bilimdir. Astroloji, gökyüzü ve yeryüzündeki olaylar arasındaki sembolik veya bilimsel herhangi bir ilişkiyi araştırır.

Astroloji; matematik, geometri, astronomi, meteoroloji ve nicelerini doğuran dünyanın ilk bilimidir.

Bugün kaybolmuş olan Hindistan, Mısır, Amerika ve Mezopotamya’daki uygarlıkların eski bilgeleri, astrolojiyi üç temel parçaya bölmüşlerdir.

-Astronomi: Fiziksel göksel cisimlerin isimlendirilmesi, yerleri, hareketleri ve ilişkileri yani şekilsel yön ile yani maddesel yön ile ilgilenen bilimdir.

-Doğal Astroloji: Doğal Astroloji evreni (evren yani “universe” Bir’in dönüşü demektir) sadece maddesel yönden değil ancak enerji ve hayat yönlerinden inceler. Evreni sistemleri, organları, dokuları ve kozmik hücreleri ile birlikte yaşayan çok büyük bir organizma olarak algılar ve evrenin bu parçalarının Yaratıcı’nın planı dâhilinde oynamaları gereken aşkın rolleri inceler. İnsanı, öz olarak bölünemez olan Evrenin basit bir parçası olarak görür. Bu Yaşamsal Yön ile ilgilenir.

Horoskopi: Hükümsel Astroloji olarak da adlandırılmıştır. Yaratılmış olan her şeyin ilk ve temel ilkelerine geri dönerek zaman içinde olayların birbirini izlemesini ve bunlara neden olan gizli nedenleri araştırır. Genel olarak insanlığın ve ayrı ayrı olarak insanın yolunu inceler. Horoskopi, Evrensel Yasalarla ilgilidir ve İrade Yönü’nü içine almaktadır. Yani astroloji yazgısal değildir; insana ait iradeyi kayıtsız ve şartsız kabul eder.

Bu bilgiler değerlendirildiğinde bugün bu üç bölümden astronomiye ve horoskopinin bir bölümüne sahip olduğumuzu görüyoruz ki bu da bir kişinin yaşamının, bir ülkenin ya da bir olayın incelenmesi tekniğidir. Ve sadece bunlar bile sağlıklı kullanıldığında bize kendimizi tanıma, geliştirme, büyüme ve potansiyellerimizi açığa çıkarma konusunda yardımcı olur. Yaşam yolumuzu bulmamızda gerçek bir rehber olur.

Astroloji, 12 burç, 12 ev ve 10 planet’den (gezegen) oluşan toplam 34 sözcük olan ve bu kelimeler arasındaki ilişkiyi inceleyen sembolik bir dildir.

Bu dil bize açık bir şekilde, yaşayabileceğimiz en mutlu yaşamın portresini çizer; bu iş için elimizdeki araçları ve bu araçları nasıl kullanabileceğimizi anlatır ve eğer kendimize bunun dışında bir yol çizersek yaşamımızın nasıl bir şeye benzeyeceği hakkında bizi uyarır. Bunu yaparken bütün seçenekler bizim elimizdedir. Haritamızdaki bir burç, gezegen ya da ev belli bir kaderi ifade etmez. Bu rehberin mesajlarını dinleyebiliriz ya da yok sayabiliriz. Bu bizim işimizdir, bizim seçimimizdir. Ve onu yok saymayı seçsek bile yaşamın kendisi er ya da geç aynı mesajı bize iletir.

Evet, harita, ev, burç ve gezegen dedik… Nedir bunlar? Önce haritadan başlayalım. Daha doğrusu yıldız haritasından. Astrologlar bu harita üzerinden çalışırlar. Yıldız haritası, bir insanın doğum günü (gün, ay, yıl), saati ve doğum yerine göre çıkarılan, kişinin doğduğu anda gökyüzünün konumunu sembollerle gösteren iki boyutlu bir haritadır. Bu harita sadece bize aittir. Aynı haritanın ikinci bir benzerinin ya da kopyasının olmasının koşulu, aynı yerde ve aynı dakikada bir başka doğumun gerçekleşmesidir. Örneğin bir dakika sonra gökyüzünün konumu değişmiştir ya da aynı anda bir kilometre ötede ise zaten konum farklıdır. Astrolojik haritamız bize özeldir ve yorumlanması da bize özel olmalıdır.

Doğal olarak gökyüzünde var olan her şey, hepimizin haritasında vardır fakat konumları farklıdır. Burçları anlatırken bir kişilik gibi aktarıyoruz ancak hiç kimse sadece bir burçtan oluşmaz. Daha da önemlisi daha önce de belirttiğimiz gibi, iki kişinin doğum haritası birbirinin aynısı olamaz. Bu demektir ki; hiçbir insan bir diğeri ile aynı değildir. Aynı burca sahip iki kişinin ortak özellikleri de ve hiç birbirine benzemeyen özellikleri de olacaktır. Hiç kimse sadece bir burç değildir. Peki, neden burçlar hakkında, daha doğrusu güneş burcu hakkında bu kadar çok duruluyor ve bunun bir anlamı yok mu? “Benim burcum.” dediğimizde, doğduğumuz zaman güneşin içinde bulunduğu burçlar kuşağındaki 12 bölümden birini ifade ederiz ve gerçekten de önemlidir.

İçinde doğduğumuz güneş burcumuz, bizim yaşam kaynağımızdır. Neden? Nasıl ki güneş dünyamız için yaşam kaynağı, enerji kaynağı ise ve güneş yoksa dünya da olmayacaksa, dünyanın varılması güneşe bağlı ise, bizim içinde doğduğumuz burç aynı öneme sahiptir. Bu nedenle güneşimizin bulunduğu burç çok önemlidir.

Güne, birkaç kelimeyle ifade edecek olursak; egodur, iradedir, istektir, bilinçtir, canlılıktır, yaşama gücüdür, yönetendir, otoritedir, organize edendir, merkezdir, özdür ve yaratıcılıktır.

Güneş çok farklı fiziksel, enerjitik, psikolojik ve zihinsel özelliklerimizi bir araya getiren, onlar arasında organizasyonu sağlayandır. Tıpkı Güneş sistemimizde yaptığı iş gibi ya da bir orkestra şefinin yaptığı iş gibi.

Kişiliğimizin tüm unsurları (müzik aletleri) doğru anda, doğru yerde, doğru şekilde ve uyumla çalmalıdır. Peki, Güneş, tüm bu fonksiyonları nasıl gerçekleştirir ve niçin yapar?

Bu sorunun yanıtı ise: BURCUMUZDUR!

Güneş burcumuz içgüdüsel değildir, bu daha çok ayımızın bulunduğu burca özgü bir durumdur. Bu nedenle hepimizin; burcumuzun özelliklerini bilinçli bir şekilde geliştirmesi gerekir. Eğer bunu yapamazsak yaşam kaynağımız, enerji kaynağımız sona ermiş demektir.

Bu nedenle burcumuza ait özellikleri geliştirmek zorundayız. Ve bu özellikler belki de bugüne değin bildiğimizin aksine; otomatik olarak ya da içgüdüsel olarak sahip olduğumuz özellikler değildir. Büyümek için, ilerlemek için ve mutlu olmak için bu burç özellikleri geliştirmek, kazanmak durumundayız. Örneğin “Sen Koç burcusun ve cesursun.” Demek yerine; “Cesur olmayı öğrenmek ve geliştirmek zorundasın.” Demek daha doğru bir yaklaşım olur. “Terazi burcuyum.” değil, “Terazi olmayı öğreniyorum.”

Hepimizin bildiği gibi burçlar kuşağının bu 12 bölümü Koç burcu ile başlayıp, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ile devam edip Balık burcu ile sona erer.

Burçlar kuşağındaki yolculuğumuza ise önümüzdeki ay uyum ve dengenin burcu Terazi ile başlayacağız.

Sevgiyle ve sağlıcakla kalın…

  • Vivamus elementum semper nisi.
  • Aenean vulputate eleifend tellus.
Comments are closed.
Community Posts
Doğrular ve yanlışların iç içe girip, aynı kavramda buluştuğu günümüz…
Doğrular ve yanlışların iç içe girip, aynı kavramda buluştuğu günümüz…